Kayıtlar

bilim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Beynimizin Yüzde 10'unu Değil, Tamamını Kullanıyoruz!

Resim
Rastgele seçtiğiniz bir grup insana, beyin hakkında ne bildiklerini soracak olursanız, en sık karşılaşacağınız yanıt muhtemelen beyin kapasitemizin ancak %10'unu kullandığımız olacaktır. Bu inanış, dünyanın dört bir yanındaki nörobilimcilerin acı içinde kıvranmalarına neden oluyor. %10 efsanesi 100 yıldan uzun bir süre önce ABD'de filizlendi ve şimdilerde ülkeler nüfusunun yarısı buna inanıyor. Oysa beyin üzerinde çalışmalar yürüten bilimciler için bu fikir tamamen saçmalık; beyin son derece etkin bir cihaz ve görünüşe bakılırsa hemen hemen tümüne de ihtiyaç duyuluyor. Zamana bunca süredir direnmesi belki de verdiği iyimser mesaj yüzündendir. "Eğer normalde beyinlerimizin sadece %10'luk kısmını kullanıyorsak, kalan %90'ın ufak bir kısmını olsun kullanabilirsek yapabileceklerimizi bir düşünsenize!" Ve insanların hepsi beyin kapasitesinin tamamını kullanabilme yeteneğine sahipse "aptallarla" değil, beyinlerini yeterince kullanmayı öğrenmemiş bir gr...

Dokunursan Ölürsün!! Okyanusun Ölümcül Hayvanları-1- Ateş kestanesi

Resim
Ateş Kestanesi... Sadece birkaç santim çapında. Bir beyzbol topundan daha küçük. Ama gözalıcı güzelliği  ve küçük boyu, ölümcüllüğünü gizliyor. Ateş kestanesi zehrini iki şekilde veriyor: her iki dikenin ucunda bulunan kese, kuvvetli zehirlerle dolu. Diken ete girdiğinde kese yırtılıyor ve zehri doğrudan yaraya bırakıyor. Batması korkunç bir acı veriyor. Felce ve hatta ölüme bile neden olabiliyor. Ama deniz kestanesinin başka gizli silahları da var. Yüzlerce küçük çene... Her çenenin ucu deriye saplanabilen diş benzeri parçalarla donatılmış. Temas anında bu çeneler birden kapanıyor ve sinir sistemini çökerten bir zehir salgılıyor. Ateş kestanesine dokunan bir dalgıç hareket edemeyecek ve nefes alamayacak hale gelebiliyor. Bu da boğularak ölmesine neden oluyor. Ateş kestanesi hayatını tropik resiflerin sığ sularında, Güneydoğu Asya'dan Hint-Pasifik adalarına ve Avustralya'nın kuzey sahillerine kadar uzanan alanda geçiyor. Deniz kestanesi sokması için bir panzehir yok. Bu ufa...

10 km yükseklikte 250 km hızla esen jet rüzgarları!

Resim
Bu yazımda jet rüzgarları hakkında biraz bilgi vereceğim. Jet rüzgarı nedir? Jet rüzgarları esmese ne olur? Bize faydaları ve zararları nelerdir bunları irdeleyeceğiz. Tabii bunu Bilim ve Teknik Dergisi 2012 Ağustos sayısındaki Kadir Demircan’ın yazısından faydalanarak hazırladığım özetle yapacağım. Bir nehir gibi Dünya’nın çevresinde batıdan doğuya doğru ortalama 250 km hızla esen hava akımlarına jet akıntısı adı veriliyor. Bu hız neredeyse yarış otomobillerinin hızına denktir. Jet akıntıları, atmosferin 8-12 km yükseklikteki troposfer, ve stratosfer tabakalarının sınırında oluşuyor. Troposferde yükseklikle beraber sıcaklık düşerken stratosferde bunun tersi olur. Yani yükseklikle beraber sıcaklık artar. Akıntıların buradaki sıcaklık farkı nedeniyle oluştuğu düşünülüyor.   Hava nehirlerinin sırları henüz tam olarak ortaya çıkarılamadı. Okulda şöyle öğrenmiştik; atmosfer Dünya’nın çevresini sarmalayan bir gaz tabakasıdır. Yaklaşık %78’i azottan, %20,5’i oksijenden, %0,93’ü...

Işık saçan canlılar: Biyolojik Işıldama

Resim
Bu yazımda size Bilim ve Teknik Dergisi Ağustos 2012 sayısında çok beğendiğim bir yazıyı aktaracağım. Daha doğrusu araştırma yazısından çıkarttığım özeti sizinle paylaşacağım. Keyifli okumalar. Her ne kadar bizler kendi ışığımızı kendi bedenimizde üretemesek de bazı canlılar ‘biyolüminesans’ denilen bir kimyasal tepkime sonucunda kendi ışıklarını üretip, yayıyorlar. Ateş böcekleri, ışıldayan larvalar yani kurtçuklar, fener balığı, bazı denizanaları, ahtapotlar, mürekkep balıkları, mercanlar, bazı mantarlar ve mikro organizmalar bu tür ışık yayan canlılara örnektir. Peki, bu canlılar kendi ışıklarını nasıl üretip yayıyor? Çoğunuzun bildiği gibi kimyasal enerji ısı olarak açığa çıkabilir. Mesela bizlerde yediğimiz besinler vücut ısısına dönüşür. Ama biyolüminesan canlılarda kimyasal enerji ışık olarak açığa çıkıyor yani biyolüminesans kimyasal tepkime sonucu oluşan ışıldamanın canlılar tarafından oluşturulan bir çeşidi, dışarıdan UV ışık kaynağına gerek duymadan kendiliğinden ışık üre...